BELKİ YARIN...
 

Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN
 

İslâm âleminin şevketli devirlerini bir düşünün. Üç kıtaya hakim olmuşuz, Viyana kapılarına varmış, Almanya içlerine girmiş, Moskova'ya uzanmış, Baltık denizine varmış, hatta İtalya'nın ve İngiltere'nin bazı limanlarını dahi feth etmiş, Avrupa'dan Amerika'ya ticaret için gelen-giden gemilerden vergi kesmişiz.

Sonra kitle kitle kopmalar ve gerilemeler başlıyor; İspanya altı asır müslüman yaşadıktan, camiler-medreseler, saraylar, kalelerle süslendikten sonra elden gidiyor, Balkanlar'ı yavaş yavaş bırakıyoruz. Karadeniz bir Türk denizi olmaktan çıkıyor, Kırım, Kafkasya elden gidiyor. Orta Asya'nın ezeli Türk yurtlarında bile istilaya uğruyor, esarete düşüyoruz. Hind kıtasında muhteşem bir medeniyet ve güçlü bir imparatorluktan sonra hakimiyeti başkalarına kaptırıyoruz. Afrika'da vahşice hücumlara uğruyor, esir ediliyor, satılıyor, Amerika çiftliklerinde asırlarca ırgatlık yapıyoruz..

Bunun sebebi nedir?

Ana ve temel sebep İslâm'dan uzaklaşmamız ve gafletimizdir. Ana sebepten neş'et eden tali sebepler ise ilim ve teknolojide düşmandan geri kalma, tembellik, dünyadan habersizlik, ulaşım ve muhabere imkânlarının zayıflığı, dünya sevgisi, ölüm korkusu, marazi merhamet, tedbirsizlik.. gibi şeylerdir. İslâm'dan kopunca, muhabbet ve birlik-beraberlik duygusunu, i'lâ-yı kelimetullah azmimizi, düşmana mukabele fikrini hasma karşı hazırlanma işini, mesuliyet duygusunu yitirmiş; dostu-düşmanı ayırdedemez duruma düşmüş, şifa diye zehir yutmuşuz. Düşmanı gelmişiz.

Artık bu gafleti bırakıp silkinmeliyiz.

Yeniden toparlanmak için elimizde her türlü avantaj ve imkan mevcuttur:

Mali bakımdan çok zengin ülkelerimiz, finans kaynaklarımız var.

Dünya nüfusunun büyük ve etkin bir kısmına sahibiz; ayrıca sayıca bütün hasımlardan daha üstünüz.

Canlı ve güçlü bir ideal ve ideolojimiz, doğru ve sağlam bir İmanımız var.

Ülkelerimiz geniş ve jeopolitik bakımdan fevkalade değerli konumda.

Medeni hayat, kalkınma ve teknoloji için gerekli şartlara, madenlere, hammaddelere, gıda ve beslenme imkânlarına fazlasıyla sahibiz.

Yetişkin âlimlerimiz, kalifiye iş elemanlarımız var ve sayıları günden güne artmakta.

Düşman, yaklaşan zevalini sezdiği için bizi içten yıkmağa, bölmeye, birbirimize kırdırmağa, menfaat kaygı ve kavgalarıyla avlamağa çalışıyor.

Silkinmeli, yeniden Allah'ın yoluna dönmeli, saflarımızı sıkıştırmalı, birlik ve beraberliği sağlamalı, çalışmalı; bu arada da zalim ve hainlere destek olmamalıyız.

Var gücümüzle ilme sarılmalı, her şeyin en yeni, en modern, en güçlü, en güzelini bulmaya çalışmalı ve yapmağa girişmeliyiz.

İslâm'ın gelişmesi aritmetik ve geometrik dizi tarzında değil, patlama şeklindedir. Onu batının batıl kafaları, ruhsuz elektronik beyinler anlayamaz. Ümitsiz olmayınız, Allah'a tevekkül ediniz, hüsn-i akibet müttekilerin ve nihai zafer mü'minlerindir!

Göz yumma güneşten; ne kadar nuru kararsa...
Sönmez ebedi, her gecenin gündüzü vardır.

İlim ve Sanat, Eylül 85

Çilehàne -  Ana Sayfa