ARTIK SİZ DE DIŞA AÇILIN!

Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN Rh.A

Bu sene ramazan Avusturalya'da geçiyor; bir hayli gurbetlik, bir hayli de hasretlik oldu; fakat burada dostlarımız, ihvanımız ve çok sevgili kardeşlerimizle, çok güzel, çok faydalı, çok zevkli, çok tatlı çalışmalar yapıyoruz elhamdülillah. Çok sevindirici gelişmeler var. Bilgisayar aracılığı ile tüm dünya ile bağlantı halindeyiz. Yazılarımız, konuşmalarımız hemen okunup dinlenebiliyor, E-mail ile derhal haberleşebiliyoruz, dünya sanki avucumuzun içindeymiş gibi...

Dış gezilerimiz sayesinde görgü ve bilgimiz çok değişti, çok gelişti. Yurtdışında çok büyük imkânlar var. Türkiye'deki kardeşlerimizi bunlarla tanıştırmak ve bunlardan istifade etmelerini hazırlamak bize çok şeyler kazandıracak inşaallah...

Millet olarak, nasıl olmuş da yıllarca dış dünyaya gözlerimizi kapatmışız, niçin Asya'yla, Afrika'yla, Amerika'yla, Okyanusya ile ilişkilerimiz çok zayıf, çok cılız, çok gafilane kalmış, hayret ediyorum.

Biz içerde birbirimizle didişir, çelmeleşir, uğraşır iken âlem kıtalara, okyanuslara, deniz diplerine, fezalara gidiyor. Çok kârlı ve kazançlı oluyorlar, çok zenginleşiyorlar. Bizim de artık devlet ve millet olarak gözümüzü açmamız lâzım. Şu küçücük Yunanistan komşumuz bile dünya çapında bizden daha üstün, daha yaygın, daha zengin, daha güçlü.

Halkımızı, özellikle gençlerimizi ve iş adamlarımızı çok geniş zihniyetli, çok çalışkan, çok atılgan, çok müteşebbis, çok araştırıcı yetiştirmeli ve her türlü desteği sağlayarak dış ülkelere yönlendirmeliyiz.

İmam-hatip mekteplerinden, Kuran-ı Kerim medreselerinden, ilâhiyatlardan, özel üstadlardan yetişmiş ihlâslı, çalışkan, gayretli, temiz kardeşlerime de dışta büyük ihtiyaç var. Heryerden iyi yetişmiş, becerikli din âlimi ve cami hocası istiyorlar. Bunlar cihana yayılırlarsa dinimiz çok büyük gelişme gösterecek, yayılacak, güçlenecek. İslâm'ı iyi öğrenir, arapça ve bir yabancı dili iyi bilirsek veya gideceğimiz ülkenin mahallî dilini çabuk kavrarsak, çok gafil ve cahil müslümanı uyarmış, İslâm'a yeniden kazanmış, nice müslüman olmayan, iyi niyetle hakkı araştıran meraklıyı da hidayete erdirmiş, imanla müşerref eylemiş olacağız. Allah'ın izni ve yardımıyla...

Bizim, maalesef dünya çapında bir İslâm'ı tanıtma ve yayma çalışmamız ve teşkilâtımız yok ama başkaları bâtıl ve sapık inançlarını yaymak için çok para harcıyor ve harıl harıl çalışıyorlar. Allah bunun hesabını sorar, ihmalkârların cezasını verir. Herkes bu konuda ne yapacağını düşünmeli ve elinden geleni ortaya koymalı.

Çok iyi görüyorum ki bizim pek çok üstünlüklerimiz var, kimseden geri ve eksikli değiliz; çalışırsak çok güzel neticeler, semereler, kazançlar elde edebileceğiz. Bu konuda lûtfen bizimle temasa geçiniz!

Ramazan bayramlarınızı en içten sevgiler ve duygularla tebrik ederim. Cenab-ı Hak cümlenizi iki cihanda aziz ve bahtiyar eylesin, nice ramazanlar ve bayramlar sağlık, afiyet ve saadetle eriştirsin; cennetiyle, cemaliyle müşerref kılsın.

Hepinize, ramazanda alıştığınız, kazandığınız sevapları bayramdan sonra da artırarak sürdürmenizi, cemaate devam, teheccüde kıyam ve Kuran-ı Kerimin kıraatine, ezberine, ahkamına riayete ikdam eylemenizi tavsiye ederim. Şevval ayının 6 gün orucunu bayramdan sonra ihmal etmeyin ki bütün seneyi tamamen oruçlu geçirmiş gibi sevap kazanasınız.

Hepinize sevgiler, saygılar, selâmlar, dualar...

Kaynak: Kadın ve Aile -Ocak 1998

Çilehàne - Ana Sayfa