YÂD

M. Nureddin COŞAN

Hayırlı Akşamlar!

Allah'ın (c.c.) selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. 

Çok değerli, aziz ve seçkin misafirlerimiz.

Sevgili babam Mahmud Es'ad Coşan'ı, hasret ve muhabbetle yâdetmek üzere toplanmış bulunuyoruz. 

Hoşgeldiniz. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

Böylesi güzel, anlamlı, seviyeli bir toplantının gerçekleşmesinde emeği geçen tertip heyetindeki arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Bu akşam birincisini idrak ettiğimiz anma toplantısına gösterdiğiniz teveccühten dolayı çok memnunum.

Kalbim, bu birlikteliği paylaşmak için çırpınıp salona sığamayan, çaresiz kalan dostlarımla ve sizlerle beraberdir. İnşallah 2003 Şubat ayında, ikinci yâd etme toplantısını daha büyük bir salonda düzenleriz.

Gönüllerimizi, sevgiyle birbirine kenetleyen yüce yaratıcımıza sonsuz hamd-ü sena ediyorum. Dilerim ki, her sene diğerinden daha güzeli düzenlenecek olan bu anma etkinlikleri, sevdiklerimize kavuşacağımız zamana kadar uzanan, hayırlı, hoş birer vesile olsun.

Onsuz yaşamağa alışamayıp her daim özlediğimiz, özledikçe içimizdeki burukluğun arttığı ve maalesef yeryüzündeki sosyal dengesizlik ve buhranların zirveye ulaştığı bir dönemde yaşıyoruz.

İnsanlar, varoluşlarının manasını araştırmak, anlamak yerine kişisel menfaat, ihtiras ve heveslerinin esiri, ecellerine ve acınacak vahim akibetlerine koşuyorlar.

Düşmanlar ise sinsi ve hain. Dost gözüküp, maddi imkanlarıyla göz boyuyor, yanlışı doğru gösteriyor, adil ve dürüst gibi davranıyorlar. Amaç hedefleri saptırmak, yoldan çıkartmak, sömürmek, istismar etmek, neticede ebedî saadetten mahrum etmek.

Aman dostlar! Sakın aldanmayın! Hayat umduğumuzdan daha hızlı geçer, farkına varamazsınız. Yanlışta oyalanacak kadar zamanımız, lüksümüz yok.

Gelin, hep bir olalım, birlik olalım! Köstek olmayalım, baltalamayalım! İçimizdeki, kötülüğü emreden, benliğimiz başta olmak üzere, tüm kötülüklerle mücadele edelim!..

Düşmanla işbirliği halinde olmayalım. Nifak dahil, hastalıklarımızı teşhis ve tedaviye çalışalım. İkinci bir şansımız olmayacak, verilmeyecek. Ecel geldiği zaman duyulan pişmanlık fayda etmez. Oysa kurtuluş çok kolay. İnatçılık etmeyelim, kendimizi kandırmayalım!

Allah'ın varlığını, kudret ve azametini, nefislerimizin aczini kabul edelim! Ona yönelelim! Onun rızasını kollayalım! Onun sevgisini kazanmanın, yollarını öğrenelim! Çünkü o, inanan ve yolunda faydalı ve güzel işler yapanlara cennet ve sonsuz nimetler vaad ediyor. Allah'ın vaadi haktır.

Bu anlamda babamın hayatı, Allah'ın, sevdiği kullarına karşı muamelesinin çok çarpıcı bir örneğidir. Bakın bunu kendisi, birazdan tekrarını izleyeceğimiz 2 Şubat 2001 tarihinde, yani vefatından sadece iki gün evvel yaptığı sohbetinde, nasıl dile getiriyor. Sizlerden bu sohbetin özellikle sonuç kısmını çok dikkatli dinlemenizi ve anlamanızı rica ediyorum.

Orada babamın ifade ettiği kadere rıza, teslimiyet ve kavuşma bilinci, hepimizin hafızalarına işlenmelidir. Sohbetin sonunda yapılan bu dua, ahiret alemindeki makamı ile ilgili bir yakarış ve bizlere bir vedadır. Bu niyazda ümitsizlik yok, pişmanlık yok; gönül rızası var, görevini tamamlamanın verdiği huzur, rahatlık var, kavuşma sevinci var. Allah (c.c.) hepimizin akıbetini hayır eylesin. Dünyanın süs, zînet ve geçici güzelliklerinden, aldatmacalarından sıyrılıp Firdevs-i A'lâ cennetine girmemizi ve orada cemâlullahı seyretmeyi, sevdiklerimizle beraber nasib etsin...

İnşaallah, ben de bu yolun aciz bir hizmetkârı olarak, sorumluluklarımın şuurunda bayrak yarışını devam ettirecek; isyankâr, gàfil, şaşkın ve kıymet bilmez ordusuna rağmen, muzaffer olan serasker babam gibi, bu uğurda sonuna kadar gayret edeceğim.

Allah'a emanet olun! Geceniz mübarek olsun!

04. 02. 2002 - İstanbul

Çilehàne - Ana Sayfa