MUKADDEME

Bu dünyaya gelen herkesin vakti gelince gitmesi mukarrerdir. Dünya ahiretin bir yoludur. Cennete de, cehenneme de yol buradan geçer. Ahiret denilen âlemde bu dünyada yaptıklarınızın hesabı görülünce, kara yüzlü günahkârlardan olup cehenneme sürüklenmek ne kadar acıdır. Bunun sebebi de Allah-u Teàlâ’nın emirlerine uymamak, yasaklarından kaçmamaktır.

Mâlûmdur ki, bir çok kusur ve günahlar bilinmediğinden yapılmaktadır. Bunlar bilinirse her halde insanoğlu yapmamağa çalışacaktır.

Bilindiği halde yapılan günahın cezası iki misli olacaktır. Birisi öğrenmediği için, birisi de günah işlediği içindir. Onun için her halde hayırları, şerleri, günahları öğrenmek kendi menfaatimizin iktizasıdır.

İşte öğrenilmesi menfaatimiz icabı olan hayırlardan birisi de ana ve babaya daima iyilik, ihsân, ikrâm ile birlikte; öldükten sonra da onları unutmayıp daima hayırla yâd etmek ve onlar için hayırlar yapmak, meselâ onların nâmına sadakalar vermek, Kur’an okumak, tevhid çekmek, hac ve umre yapıvermek veya yaptırmak, nafile namazlar kılıp onların ruhlarına hediye etmek sûretiyle onları sevindirmek bizlere düşen vazifelerin başında gelmektedir. Cenâb-ı Hakk’tan cümlemize tevfîk ve hidâyet diler, olgun, kâmil, müslüman olmamızı yine Hakk Sübhânehû ve Teàlâ’dan dilerim.

İmam-ı Buhârî’nin Abdullah ibn-i Amr ibn-ül-âs RA’den bu hususta rivâyet ettiği hadisi sizlere de duyurmayı vazife saymaktayız. Çünkü duyulmasında çok, hem de pek çok faideler vardır.

Hadis-i şerif meâlen şöyledir:

Büyük günah olarak Allah’a şirk koşmak, vâlideyne âsî olmak, adam öldürmek, bir de yalan yere yemin etmek, diye dört büyük günah sayılmıştır. Burada vâlideyne âsî olmanın, Allah Teàlâ’ya şirk koşmak, adam öldürmek ve yalan yere yemin edip başkalarının hakkına tecâvüz edenlerle beraber zikredilmesi de tabii çok mânâlıdır. Adam öldürmek cinayetlerin en büyüğü olduğu gibi bunu işleyenlein de cehennemlik olacağını bilmeyen yoktur zannederim. Nisâ sûresinin 93. ayetini iyi oku. Bir mü’mini kasten, bile bile öldürmek kolay, alt tarafı bir kuruşuna dayanır. Fakat sonra ebediyen cehenemde yanmak kolay mı? Bir de üstelik Hakk’ın gadabına ve lânetine müstehâk olmak, nihayet büyük bir azabla karşılaşmak acaba ne demektir. İşte bunları düşünmen aklına düşeni hemen yapıvermek, şuursuzluğun yâni akılsızlığın alâmetlerindendir. İnsan her halde kâfir de olsa bir cana kolayca kıyamaz.

Binâen aleyh ana ve babaya âsî olmak ve onları incitmek, rahatsız etmek, dinsiz müşriklerle adam öldüren kàtilin arasına sokulmuş ve bu sûretle ana ve babaya isyân edenlerin kàtiller gibi ağır cezaya çarptırılacakları hissi verilmiştir.

Öyleyse aziz ve muhterem kardeşlerim! Sen onların kadr ü kıymetini iyi bil de sakın onları darıltma. Ne onlara küs, ne de onları küstür. Eğer dünya ve ahirette rahat etmek istiyorsan bundan başka çare yoktur. İnsana yaraşan daimâ büyüklerinin sözlerini ve nasihatlerini dinlemek ve Hakk’ın emir ve fermanlarına boyun bükmektir.

İslâm âdet ve an’anesine, emir ve nehiylerine itâat etmeğe ve Peygamberimizin sünnetlerine riayetkâr olarak yaşamamıza vesilen olan eserleri yâdigâr bırakan ulemâmıza karşı ne gibi bir hizmet edebiliyoruz? Hiç olmazsa onların ruhlarına fâtihalar hediye ederek ve onları bıraktıkları o canım güzel eserlerin yanına bizler de güzel ve kıymetli eserler ekleyerek gelecek nesle yâdigâr bırakmamız lâzım gelmez mi dersiniz?

Bugün genç yavrularımızdan hem ricâ, hem de onlara ufak bir hediye olarak hazırlanan bu kitabı güzelce okuyarak ana ve babalarına karşı hürmetkâr ve mutî olmalarını tavsiye eder ve Cenâb-ı Hakk’tan da muvaffakiyetler ihsân buyurmasını fazl ü kereminden dileriz.

İçindekiler